Hoş geldiniz Zeynep Bodur Okyay

Ashoka Support Network genişliyor!

Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, küresel Ashoka Support Network’e Türkiye’den katılan en yeni isim oldu. Ashoka Support Network, girişimci, vizyoner, sosyal sorunlara duyarlı, Ashoka’nın değerlerini destekleyen, sosyal girişimciliğin toplumsal, çevresel ve ekonomik gelişme için temel araç olduğu fikrine katılan, her biri kendi alanında lider, 22 ülkeden 400'ü aşkın bireyin oluşturduğu küresel bir topluluktur.

Zeynep Hanım’la kendi fark yaratma hikayesi üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Ashoka Support Network’e hoş geldiniz! Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Öncelikle sosyal girişimciliğin küresel düzeyde faaliyet gösteren ilk temsilcisi Ashoka’yla ilişkimin Ashoka Support Network’e katılarak yeni bir boyut kazanmasından büyük gurur ve mutluluk duyduğumu ifade etmek isterim.

1957’de Çanakkale’nin Çan ilçesinde Türkiye’nin ilk halka açık şirketi Çanakkale Seramik’i kurarak Anadolu’da özgün bir kalkınma modeli oluşturan güçlü bir geleneğin temsilcileriyiz. DNA’mızda öncü olma, zoru başarma, ilkleri hayata geçirme ve sosyal fayda sağlama anlayışı yatıyor. Kurucumuz İbrahim Bodur, sanayiciliği yalnızca para kazanmanın aracı değil; aynı zamanda ülkesine katkı yapmanın, insanların hayatına dokunmanın bir yolu olarak görürdü. Hayatımdaki rol modelim babam. İbrahim Bodur’dan devraldığımız değerler bizim pusulamız.

2007’den bu yana Kale Grubu’nun Başkanlığını sürdürüyorum. Babamdan gördüğüm gibi, benim için de başarının kriteri paydaşlarımızla sahici ve samimi bağ kurmak, her işimizde sosyal faydayı önceliklendirmek, topluma ve ülkemize karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek.

Kale Grubu bünyesindeki iş yoğunluğumun yanı sıra sivil toplumun dönüştürücü gücüne çok inanıyorum. Dernekler, vakıflar ve meslek odalarındaki görevlerim, daha doğrusu adanmışlıkla yürüttüğüm sorumluluklarım benim hayat amacıma hizmet ediyor. İSO Meclis Başkanlığı, DEİK AB Ülkeleri Koordinatörlüğü, G20 döneminde Civil Society Başkanlığı gibi pek çok sivil toplum kuruluşunda faal olarak çalışıyorum. Ayrıca World Economic Forum’un New Champions Danışma Kuruluna seçildim ve ilgili komitelerde aktif rol üstleniyorum.

Kişisel olarak sizi, küresel Ashoka Support Network’ün bir parçası olmaya iten motivasyon nedir?

Gerek Kale Grubu’ndaki görevim, gerekse kişisel hayatımda, sadece üretimi ve büyümeyi değil; ürettiğimiz değerleri toplumla paylaşarak gelişmeyi hedefledim. En büyük önceliğim, doğduğumuz ve doyduğumuz topraklara sahip çıkarak değer katmak.

İş dünyası temsilciliğimin yanı sıra daha çok sivil toplum lideri gibi sosyal konuları savunarak bu alanda her türlü gelişime ve değişime açık biriyim. Daha müreffeh bir toplum ve kapsayıcı bir dünya için hepimizin üzerine düşen sorumluluklar olduğuna inanıyorum. Özellikle CEO düzeyinde sorumluluğu olan liderlerin, hayatı iyileştirecek cesur ve kararlı adımlar atabilmeleri için, biraz da aktivist bir ruh taşıması gerektiğini savunuyorum.

Benim sorumlu ve duyarlı liderlik anlayışım da bunu yansıtıyor. Türkiye’de sanayici olmak deyince kaçınılmaz olarak hep Türkiye’nin başarı hikâyesi yazmasına odaklanıyorsunuz ve bu hikâyede benim nasıl bir katkım olur diye düşünüyorsunuz. İşte tam bu noktada tüm motivasyonumu kendi etki alanım kapsamında yerel, ulusal ve küresel anlamda daha fazla neler yapabilirim sorusunun cevabını bulmaya harcıyorum.

Sizin için çözülmesi en acil ve önemli toplumsal sorun nedir?

Türkiye’nin iyi yetişmiş, nitelikli insan gücü eksikliğinin en temel sorunlarından biri olduğunu gözlemliyorum. Kalkınmanın dinamosu, insan, teknoloji ve tasarıma yapılan yatırımlardır. Bunun için 21. yüzyılın ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri ve becerileri sağlayan ve hayatta fırsat eşitliği sunan bir eğitim sistemi, iş dünyası olarak talep ettiğimiz temel yapısal reformların başında geliyor. Özellikle bilim, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematik odaklı bir eğitim sistemini, sağlıklı bir gelecek için çok önemsiyorum. Türkiye’nin uzun vadede dördüncü sanayi devriminin içinde yer alması, bu konuda atılacak adımların hızına ve isabetine bağlı.

Sosyal girişimcilik alanıyla ilgili şimdiye kadar kişisel ve kurumsal olarak yaptığınız çalışmalarla ilgili bilgi verir misiniz?

Özel sektörü temsil eden biri olarak hayatta fark yaratmak için neler yapabileceğimize dair yenilikçi fikir üretmek, umudu yeşertmek ve harekete geçmek gibi bir sorumluluğumuz olduğuna inanıyorum.

Yaptığı her işte sosyal faydayı önceliklendiren kurucumuz İbrahim Bodur’un vefatının ardından, onun anısını ve değerlerini yaşatmak amacıyla İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü’nü hayata geçirdik. Bu yıl dördüncüsünü düzenlediğimiz ödül programıyla bu topraklardan sosyal fayda yaratacak yeni nesil sosyal girişimcilerin çıkmasını teşvik ediyor ve sosyal girişimcilik ekosistemini destekliyoruz.

Biz sosyal girişimcileri hem Türkiye hem de dünya için geleceğin habercileri olarak görüyoruz. Kendi alanlarında çığır açacak, değişim öncüleri olarak değerlendiriyoruz. Onlar bizim kanatlarımız. Köklerimize ve bizi biz yapan değerlerimize sıkı sıkıya tutunduğumuz kadar, kanatlarımızı açıp uçmayı da önemsiyoruz. Vicdanlı, sorumlu, duyarlı, teknolojiyi iyilik için kullanan, daha adil bir dünya için çabalayan girişimcileri sonuna kadar destekliyoruz.

Bunun yanı sıra Kaleseramik fabrikalarının atık ısısının değerlendirilmesi fikriyle 2017 yılının Şubat ayında kurulan Mavruz Tarım A.Ş var. Osman Okyay, Cengiz Genç ve benim ortaklığımda kurulan şirket ikinci yılını kutluyor. Yenilikçi ve sürdürülebilir bir girişim olan Mavruz Tarım’ı hem döngüsel ekonomiye katkı hem de bölgeye ve bölge insanına yönelik önemli bir sosyal sorumluluk projesi olarak görüyoruz. Bölgede önemli bir farkındalık yaratan bu proje birçok STK temsilcisine de rol model oldu diyebilirim.

İlk fark yaratma hikayenizi hatırlıyor musunuz? Kaç yaşındaydınız? Ne yapmıştınız? (olabildiğince gençlik, hatta mümkünse çocukluk yıllarınızdan örnek verirseniz çok seviniriz!)

Herkes eminim gururla fark yaratma hikayelerinden bahseder ama ben size şöyle şeffaf bir yanıt vereyim: Benim hayatım aslında kendimi ispatla geçti.

Fabrikada büyüdüm desem yeridir. Mayasında girişimcilik olan, her işin başı, sonu ve evveli insandır diyen bir babanın yanında gözlemleyerek büyüdüm. Babam hep yapabildiğinin en iyisini gerçekleştirmek için teşvik ederdi. Eğitim hayatında hep iyi bir öğrenci oldum. Lisansüstü için Harvard’dan döndüğümde kraliçeler gibi karşılanacağımı düşünmüştüm. Ama hiç öyle olmadı! Babam “Her şey senin bildiğin gibi değil, kitaplardaki gibi değil, bu ülkenin şartları farklı” diyerek sınırlarımı zorladı. Kendi yolunu bulan biri olduğu için bana hiçbir zaman “Senin alanın şu, görev tanımın şu, bunu yapacaksın, şunu yapacaksın” demedi.

Ben patron kızı olarak anılmamak için çok çabaladım. Hayatımın her evresinde İbrahim Bodur’un kızı kimliğinin ötesine geçmek için gayret ettim. Kendi sesimi bulmak, kendi yolumu çizmek ve hayallerime sadık kalmak için hep mücadele ettim. Tüm benliğimle fark edilmek için fark yaratmaya şartlandım. Köklerime ve değerlerime sarılarak, hep nasıl fark yaratırım diye kafa yordum. Bunun da beni özgün ve güçlü kıldığını düşünürüm.

Bu röportajı okuyanlara ilham olması için önereceğiniz, sizi de besleyen yayınlar (kitap, video, başka format da olabilir) nelerdir?

Dünyada ve Türkiye’de takip ettiğim ve ruhumu besleyen birçok yayın var. Merak duygum çoktur. Keşfetmeyi severim. Ve konuya bağlı olarak hepsini farklı mecralardan takip ediyorum. Özellikle yaşam alanlarına anlam katan, mekanı yaşatan her türlü tasarımcı, mimar, sanatçı, zanaatkar, gastronomi uzmanı ve elbette sosyal girişimciyi yakından takip ediyorum.

Zamanın ruhunu okumama yardımcı olan WEF’in stratejik bilgi belgeleri, McKinsey, PWC ve BCG gibi danışmanlık şirketlerinin periyodik içgörü ve trend raporlarının yanı sıra kendi hayatının kahramanı olan kişilerin ilham verici biyografileri, yerelden çıkan değişim öncüleri ve hayali hakikate dönüştüren insan hikayeleri de oldukça ilgimi çekiyor. Bu anlamda hala kitap kokusunu arayanlardanım. Bunların yanı sıra amaç odaklı liderlik kitaplarını okumaktan da büyük keyif alıyorum. Doğru yolda yürüdüğümüzü teyit ediyor.

Ayrıca düzenli günlük olarak takip ettiğim bazı dijital uygulamalar (Blinkist, New Scientist, Business Insider, Mind Tools, TED, Aero Space vb) var.

Katkılarınız ve açık paylaşımınız için çok teşekkür ederiz!

Ben teşekkür ederim. Birlikte çıktığımız bu yeni yolun keyifli ve verimli anlara, anılara ve paylaşımlara vesile olmasını dilerim.

Ashoka Support Network ile ilgili daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Ashoka, sistem değiştirici potansiyele sahip sosyal girişimcileri bir araya getiren ve destekleyen küresel bir sivil toplum kuruluşudur.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store